Kültür

Okunması Gereken 5 Dünya Klasiği #1

Okunması Gereken 5 Dünya Klasiği

1. Suç ve Ceza – Fyodor Dostoyevski

Okuyucuyu derinden sarsan ve defalarca okuyabileceğiniz Suç ve Ceza’da yoksul Raskolnikov adındaki bir genç hukuk fakültesini kazanır fakat ekonomik sıkıntılardan dolayı okulunu yarıda bırakır. Bir yandan da paranın aşağılık insanların elinde olmasına öfkelenerek, para sıkıntısı çekmesinin yanlış olduğunu düşünür. Bunun üzerine zengin bir tefecinin kız kardeşini öldürür. Cinayeti işlediğini kimsenin görmemesine rağmen huzursuzluğu bir türlü bitmez. Vicdan azabıyla masumiyetini ve insanlığını yitirdiğini düşünmeye başlar. Psikolojik olarak çok etkilenen ve kendi içinde savaşlar veren Raskolnikov kimseyle konuşmaz, yalnızlığı seçer. En sonunda cinayeti işlediğini itiraf ederek teslim olur. Okurken kendinizi Raskolnikov’un suç ortağı gibi hissedeceğiniz, duygularını birebir yaşayacağınız, dünyanın en önemli yapıtlarından biri olan Suç ve Ceza’yı muhakkak okumalısınız.

Okunması Gereken 5 Dünya Klasiği

2. Sefiller – Victor Hugo

Kitabımızın baş kahramanı olan Jean Valjean, ekmek çalma suçundan 5 yıl kürek cezasına çarptırılır. Ancak defalarca kaçmaya çalıştığı için, cezası artarak 19 yıla çıkar. Cezasını çekip özgür kaldıktan sonra onu daha zor bir hayat beklemektedir. Daha önce hüküm giydiği için toplum tarafından dışlanır. İlerleyen zamanlarda yaptığı bir iş aracılığıyla zengin olur ve Madeleine adıyla yaşamaya başlar. Ancak bir gün Jean Valjean adında birinin yakalandığı haberini alır. Kendinin yerine başka birinin kürek cezası çekmesine gönlü razı olmaz ve gider polise teslim olur. Bir suçlunun yaşam öyküsünü anlatan Sefiller romanı, romantik akımın etkileri olan bir eser. Victor Hugo’nun bu kitabı yazmak için 17 yıl kadar üzerinde çalıştığı yönünde bilgiler bulunuyor.

3. Anna Karenina – Lev Tolstoy

Kitabın baş kahramanı adından da anlaşıldığı gibi güzeller güzeli Anna Karenina’dır. Mutsuz bir evliliği olan Anna bir gün, Vronski adındaki bir adamla tanışır, aşk yaşamaya başlar ve ondan hamile kalır. Bir süre sonra kocasına bu durumu anlatır ve boşanmak ister. Ancak kocası itibarının zedelenmemesi adına boşanmayı reddeder. Fakat Anna buna rağmen Vronski ile aşkına devam eder. Sevgilisiyle birlikle bir süre İtalya’da yaşayan Anna, Rusya’ya geri döndüğünde toplum tarafından dışlanır. Psikolojik bir buhran içine giren kadın gittikçe zor günler yaşamaya başlar ve en sonunda intihar eder. Kitap bize yasak aşkın sonunda sevdiğiniz insana kavuşsanız bile, toplumsal ahlak kurallarının buna izin vermediğini; aşkın ve tutkunun da bir yerde biteceğini gösteriyor

4. Vadideki Zambak – Honoré de Balzac

MEB’in 100 Temel Eser listesinde yer alan Vadideki Zambak, o dönemin koşullarını birebir yaşayacağınız harika bir kitap. Zor bir çocukluk geçiren Felix‘in büyük bir tutkuyla bağlı olduğu aşkını anlatıyor. Kitabın ilk kısımlarında Felix’in yaşadığı zor günler, ailesi tarafından dışlanması gibi sorunlar anlatılıyor. Daha sonra da yaşadığı büyük aşk en ince detayına kadar okuyucuya aktarılıyor. Felix evli ve çocuklu olan Henriette’e görür görmez aşık olur ve ona hayatını feda edecek kadar çok sever. Aşkın acı yönüyle ele alındığı kitap, romantizm akımında verilmiş en başarılı dünya klasikleri arasında yer alıyor.

5. Notre Dame’ın Kamburu – Victor Hugo

Kitap kilisede zangoçluk yapan Quasimodo’nun, Esmeralda’ya olan hüzünlü aşkını anlatıyor. Çirkin bir bebek olarak dünyaya gelen Quasimodo ailesi tarafından kiliseye bırakılır. Burada büyüyen Quasimodo kilise çancısı olarak görev yapar. Ancak ilerleyen yıllarda zil sesinden dolayı kulakları duymamaya başlar. Bir gün güzeller güzeli Esmeralda ile tanışır ve ona aşık olur. Esmeralda ise başka bir adama gönlünü kaptırmıştır. Oldukça karışık olan bu aşk üçlemesinde karakterler bu kadarla da bitmiyor. Bir gün işlenen bir cinayet Esmeralda’nın üzerine kalır. Quasimodo ise onu kaçırarak kiliseye sığınır. Fazlasıyla hüzünlü olan bu hikayeyi okurken göz yaşlarınızı tutamayacağınızı garanti ederim.