Biyografi

Ahmet Hakan Coşkun Kimdir?

Ahmet hakan kimdir ? içeriğimizle sizlerin karşıahmet hakan coşkun kimdir

Ahmet Hakan Coşkun 11 Ağustos 1967 tarihinde Yozgat’da doğmuştur. Aslen de Yozgat’lıdır. Babası Hamdi Coşkun Silivri Eski Müftülerindendir. Çocukluğu, babasının müftü yani memur olduğu için, memuriyeti sebebiyle Ağrı, Amasya, Çanakkale ve Balıkesir’de geçti. Lisedeyken, Mavera Dergisi’ne abone oldu. Kitaplara, özellikle edebiyata çok meraklıydı. İmam Hatip Lisesinden mezun oldu. Bir süre Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okudu. Üniversitedeyken hikayeler yazdı. Bu hikayelerden bir kaçı Yedi İklim Dergisi’nde yayınlandı.
1993-1994 yıllarında muhabir olarak TGRT’de çalıştı. TGRT’de ‘Yankı’ haber programını yapan ekip içindeydi. Kanal 7 kurulurken muhabir olarak oraya geçti. Bir süre muhabir olarak çalıştıktan sonra 1995-2003 arasında Kanal 7 Televizyonu Haber Müdürlüğü’nü ve ana haber spikerliğini yaptı. Kanal 7’de İskele Sancak programını yaptı ve bazı bölümlerini kitap haline getirdi.

2004 yılında Kanal 7’den istifa ederek ayrıldı. Yeni Şafak gazetesinde köşe yazarlığı yapmaya başladı. Sabah gazetesinde de çalışan Ahmet Hakan, şimdi yazılarına Hürriyet gazetesinde devam ediyor.

Ahmet Hakan, 2005’ten bu yana, CNN TÜRK‘te “Tarafsız Bölge” adlı tartışma programını sunuyor.

Çocukluğu

Ahmet, 11 Ağustos 1967’de, Yozgat’ta, Vesile Hanım ve Hamdi Bey’in oğlu olarak dünyaya geldiğinde ailesi, ona, “Ahmet Hakan Coşkun” adını verdi. Ailesi Yozgatlı idi. Ancak Ahmet’in çocukluğu Ağrı, Çanakkale, Amasya, Balıkesir gibi değişik şehirlerde geçecekti. Çünkü babası Hamdi Bey bir müftüydü ve memuriyeti gereği şehir şehir gezmeleri gerekiyordu. Belki de gözlem gücünü işte bunca farklı kültürü barındıran şehirlere giderken, yaşarken, taşınırken fark edecekti. Silivri Eski Müftülerinden olan babacığı Hamdi Bey’in, oğluna bıraktığı en büyük miras, belki de mesleğinin bu yansımalarıydı.

Ahmet, başarılı bir öğrenciydi ve bunun yanında sporla da ilgilenmek istiyordu. Aslına bakılırsa hayali bir Bruce Lee olmaktı ve bundan sebep Milli Türk Talebe Birliği ve Akıncılar’da karate kursuna yazıldı. Ne yazık ki kuşakta renk değiştiremeyecek, Bruce Lee olamamak yıkılmış çocuk hayallerinden biri oluverecekti. Çünkü “Senden bir numara olmaz.” deyip göndermişlerdi çocuk Hakan’ı. Belki gücünü fiziksel olarak göstereceği bir alan bulamamıştı. Olsun, çözecekti zamanla; onun içindeki gücü gösterme şekli, bir gün yaşam şekliyle bütünleşecekti elbet.

Kitaplara, özellikle edebiyata pek meraklı bir çocuktu Hakan ve ilk gençliğinden başlayarak hep bir şeyler yapması gerektiğini düşündü. Lise sıralarındayken Mavera dergisine abone olmuştu. Okumak, ufkunu açıyordu. Üniversitedeyken de hikâyeler yazmaya başladı. Hatta bunlardan birkaçı Yedi İklim dergisinde yayınlandı. Yine de yıllar sonra bir röportajında edebiyatta eksik kalan yanı, Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı geç keşfedişine hayıflanmadan edemeyecekti. Kendisine yöneltilen, “Çocuğuna ilk tavsiye edeceğin kitap?” sorusunu, “Ben geç keşfettim, o geç kalmasın diye…” yanıtlayacaktı…

Sonra okumanın yanında film izlemeyi de çok sevmişti, sevecekti. Örneğin, Kemal Sunal klasiklerinden Salako ve Davaro’yu izlediğinde ilk gençliğini yaşıyordu. Yıllar sonra yine aynı röportajda, “Övünmek gibi olmasın; ama ben bu iki filmi de vizyona girdiğinde sinemada izlemiş adamım…” diye anacaktı. Ruhu çocuktu, kendi çocuktu. İtişe kakışa sinemaya girişlerini, sürekli kıkırdayışlarını hatırlayacaktı. Sonra bir gün, artık çocukluğundan uzaklarda bir yerde, bu filmleri televizyonda izlediği dönemlerde sevecekti asıl. Çocukluğuna bir selam gönderip her seferinde, uzun bir zaman terapi aracı olarak görecekti…

Kitapları

2001 – Neden Milliyetçilik?
2001 – Çeteler, Mafya ve Siyaset
1999 – Sivil, Dayanılmaz Bir Yürek

ahmet hakan kimdir ahmet hakan kimdir ahmet hakan coşkun kimdir ahmet hakan coşkun kimdir

Kaynak 1